Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “2026’da Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimiz 2 katına çıkacak” dedi.
Bakan Bayraktar, Rize’de bir otelde düzenlenen Uluslararası Ayder Enerji Forumu’nda yaptığı konuşmada, forum vesilesiyle hem küresel enerji gelişmelerini hem de Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nda enerjiye dair hedeflerini paylaşma fırsatı bulacaklarını söyledi.
Enerjilerin aslında çatışmaların kaynağı olduğu dünyada adaletin de bir parçası olması gerektiğine işaret eden Bayraktar, dünyada 700 milyon insanın elektriğe erişiminin olmadığını, 2 milyarın üzerinde insanın da hala enerjisini geleneksel ısınma yöntemleriyle sağladığını anlattı.
Bayraktar, dünyada adaletsiz bir enerji dağılımı yaşandığını ifade ederek, “Cumhurbaşkanımız, ‘Dünya 5’ten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür’ derken aslında içerisinde bu enerjideki adaletsizlik ve oraya dair söyleyecekleri sözlerin olması gerektiğini de ifade ediyor.” diye konuştu.
Enerjide son 5 yılda bütün senaryoların ötesinde gelişmeler yaşandığının altını çizen Bayraktar, şu değerlendirmede bulundu:
“Pandemiyi yaşadık. Dünyada büyük bir ticaret savaşı hala devam ediyor. Küresel enerji tedarik zincirlerinde kırılmalar yaşadık. Çok yüksek enerji fiyatları yaşadık. Yüksek enflasyonun olduğu para maliyetlerinin arttığı, belirli bir süre krizlerin yaşandığı son 5 yıl ama krizler bitmiyor. Jeopolitik krizler, jeopolitik çatışmalar, sıcak savaşlara döndük.”
Bayraktar, jeopolitik anlamda çok zor bir dönemden geçildiğini belirterek, “Böyle bir dönemde bütün ülkeler bir konuya odaklanmış durumda. Herkes, her ülke, ülkelerinin ekonomisi için ülkelerinin büyümesi için kesintisiz bir şekilde enerji güvenliğini sağlama noktasında büyük bir gayretin içerisinde.” dedi.
Bayraktar, enerji zengini ülkelerin, enerjilerini satabilecekleri piyasaları, piyasaların ayakta durmasını ve o piyasalara ulaşacak güzergahların lojistik anlamında güvenliği konusuna odaklanmış durumda olduklarını aktardı.
Dünyanın jeopolitik gerilimlerin, jeopolitik çatışmaların daha da yoğunlaştığı bir noktaya gittiğinin ve dünyada elektrik talebinin arttığının altını çizen Bayraktar, “Her şey elektrikleşiyor her şey dijital hale geliyor ve elektrik talebi artıyor. Yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli araçlar. Sadece bugün Türkiye’de 350 bin tane elektrikli araç var. Toplam araç filosunun şu anda yüzde 2’si ama her gün işte Togg’u yollarda çok sık görmeye başladık, artmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Artan elektrik talebinin dünyada önemli kırılmalara da sebebiyet vereceğine işaret eden Bayraktar, dünyada büyük bir enerji ve maden savaşları ve bunları elde etmekle alakalı bir mücadele gördüklerini söyledi.
“Türkiye son 20 yılda elektrik ve doğal gaz talebi 3 kat artmış bir ülke”
Bayraktar, Türkiye’nin son 20 yılda elektrik ve doğal gaz talebi 3 kat artmış bir ülke olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“Önümüzdeki sürece baktığımızda işte o biraz önce saydığım vesilelerle Türkiye’nin 2050’li yıllarda yani önümüzdeki 30 yılda elektrik talebi en az üç kat artacak. Yani bizim de talebimiz büyük bir hızla büyümeye devam ediyor. Türkiye’de yaptığımız çok önemli bir program. Cumhurbaşkanımızın 2002’de iktidara geldiğimizde ortaya koyduğu çok önemli bir hedef var. Türkiye’de biz sadece 5 ilde olan doğal gazı Türkiye’deki bütün hanelere götürecek bir programla yola çıktık ve bugün 81 ilde 950 yerleşim yerinde, Rize’nin birçok yerinde doğal gaz kullanılır hale geldi. Bu doğal gaz tabii dışarıdan temin ederek vatandaşlarımıza sunduğumuz bir hizmet. Dolayısıyla doğal gaz talebimiz artmaya hem konutlarda hem sanayide ekonomimiz büyüdükçe devam ediyor.”
Türkiye’nin 2022’de enerji ithalatına 96,5 milyar dolar ödediğini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
“Çok büyük bir para ve biz her yıl hani o sene enerji fiyatları çok yüksekti küresel piyasalarda ama biz her sene yaklaşık 60-70 milyar dolar para enerji ithalatı için ödüyorduk. Bu bizim ekonomide de aslında en önemli açmazımız olan cari açık meselesinde bizi en çok zorlayan unsurlardan bir tanesi. Dolayısıyla ikinci çözmemiz gereken problem, mesele Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılık meselesi. Biz Türkiye Yüzyılı’nda Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonda diyoruz ki mutlak surette Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığını bitireceğiz ve inşallah Türkiye, enerjide ve madenlerde net ihracatçı bir ülke olacak. Böyle bir dışa bağımlılığı bitirmiş, enerjide bağımsız bir Türkiye hedefliyoruz. Türkiye COP31’in yani Birleşmiş Milletler İklim Değişimleriyle Mücadele Taraflar Konferansı’nın ev sahibi, başkanı ülke. Dolayısıyla dünyaya söyleyecek bir mesajımızın olacağı bir döneme giriyoruz 2026 yılında ve bizim de enerjide 2053’te Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefine doğru giden politikalar geliştirmeyi planlıyoruz.
Karadeniz’deki sondaj çalışmaları
Doğal gaz ve petrol arama çalışmaları ve üretimin devam ettiğini, bir taraftan da yeni keşifler için sondajlar yapılacağını vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
“Karadeniz’de 6 tane yeni sondaj yapacağız keşif amaçlı, yeni lokasyonda. Bunlardan bir tanesi şu anda içinde bulunduğumuz Rize sınırları içerisinde offshoreda denizde, Çayeli açıklarında yapmayı düşündüğümüz bir sondaj. Şimdi herkes benden onu bekliyor, aslında müjde bekliyorlar ama benim tarzımı bilenler bilir, biz sondaj yapmadan bir şey açıklamıyoruz. Bazı hocalar çıkıyor ‘Efendim, petrolü bulduk.’ Keşke o kadar kolay olsaydı ama bizim Çayeli açıklarında kazmayı düşündüğümüz lokasyon, şu anda lokasyon yerini aşağı yukarı tespit etmiş durumdayız. Tabii sismik çalışmalardan aldığımız veri, onları değerlendirdikten sonra yaklaşık 1500 metrelik derinlik var, su derinliği. Ondan sonra da 2 bin 500 ile 3 bin metre daha deniz tabanından sonra kazıp 4 bin-4 bin 500 metrede olduğunu düşündüğümüz inşallah hidrokarbon kaynağını arayacağız ve 2026 bizim bu sondajı yapacağımız yıl olacak. Şu anda sizlere açıklayabiliriz.”
Bayraktar, Filyos Limanı’nın, Karadeniz’in önemli bir limanı olduğuna işaret ederek, “Filyos Limanı esas itibarıyla taşıma yani önemli bir lojistik liman olarak dizayn edilmişti. Fakat öyle bir denk geldi ki biz keşfi yaptığımız esnada, aramaya devam ederken Filyos Limanı da hemen hemen bitiyordu. Şimdi bir anlamda Filyos Limanı bize şans getirdi diyelim. İnşallah benzer şeyi burada yaşarız.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin enerjisinin yüzde 10’u ve elektriğin yüzde 10’unu oradan sağlayacağız”
Türkiye’nin artık yurt dışında denizde ve karada arama yapabilecek bir noktada olduğunu vurgulayan Bayraktar, birçok şirketin farklı coğrafyalarda, Afrika’da, Orta Doğu’da, Orta Asya’da, farklı yerlerde Türkiye ile ortak arama yapmak istediğini söyledi.
Bayraktar, petrol ve gazını arayan ve bu anlamda petrol ve gazda dışa bağımlılığını düşürmüş bir Türkiye hedeflediklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Nükleeri enerji sepetine katmış bir Türkiye hedefimiz var ve Türkiye’nin 70 yıllık rüyası Akkuyu’da, Mersin’de inşallah hayata geçiyor. Orada yaptığımız çalışmalarla, Rusya Federasyonu ile gerçekleştirdiğimiz proje kapsamında biz 4 reaktörü bu yıldan başlayarak, ilk reaktörü de önümüzdeki yıllarda devreye almayı hedefliyoruz. Türkiye’nin enerjisinin yüzde 10’u ve elektriğin yüzde 10’unu oradan sağlayacağız. Ama onun yanında mutlaka Sinop, Trakya santralleriyle Türkiye’nin 2050 yılına kadar küçük modüler reaktörlerle 20 bin megavatlık bir nükleer kapasiteye sahip olması lazım. İnşallah bunu da kararlılıkla hayata geçireceğiz.”



