Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün terör biterken, terör istismarı da bitmektedir. Evet, kimsenin zihninde soru işareti olmasın. Hükümet olarak, mücadelemiz, gayretlerimiz neticelenme yoluna girmiştir. Türkiye kazanmıştır, milletim kazanmıştır. Türk, Kürt, Arap, 86 milyon her bir vatandaşımız kazanmıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.
Konuşmasının başında toplantıya katılan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, diğer genel merkez kurulları, Kadın ve Gençlik Kolları üyeleri, milletvekilleri ve kabine üyelerini selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti İstişare ve Değerlendirme toplantılarımızın 32’ncisinde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İstişare toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Yüzyılı’nı kutlu bir şafak bilen arkadaşlarımı selamlıyorum”
Türkiye’nin 81 vilayeti ve 922 ilçesindeki tüm parti teşkilatlarına selamlarını gönderen Erdoğan, yurt dışındaki parti mensuplarını da unutmadı. “Türkiye Yüzyılı’nı kutlu bir şafak bilen tüm kardeşlerimi, partimizin emektarlarını, kadın ve gençlik kollarımızı, genel merkezinden mahalle temsilcisine kadar her kademede fedakarca görev yapan tüm yol ve dava arkadaşlarımı buradan hürmetle selamlıyor, bu davaya gönül vermiş, bu dava için yüreğini ortaya koymuş her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.” diyen Erdoğan, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında vefat eden dava ve yol arkadaşı, aynı zamanda danışmanı olan Yiğit Bulut’u da andı. Bulut’un ağır bir rahatsızlık geçirdiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti;
Dava ve yol arkadaşım, aynı zamanda danışmanım Yiğit Bulut kardeşimizi hakka uğurladık. Bugün malum, inşallah Karacaahmet’e defnedilecek. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde ikindi namazında cenaze namazı kılınmak suretiyle hakka uğurlayacağız. Biz tabii şu anda Kızılcahamam’daki bu istişare toplantımız vesilesiyle merasime katılamıyoruz ama teşkilatımız orada, onlar bu merasime katılacaklar.
Ağır bir rahatsızlık geçirdi. O rahatsızlık sebebiyle kendisini hastanede ziyaret ettiğimde gerçekten çok çok ağır bir durumdaydı. Ama biz hep şunu söylüyoruz: Kaderin üstünde bir kader vardır. Ve temkinli olduğunu gördüm, teslimiyet içerisinde olduğunu gördüm. Rabbim taksiratını hasenata tebdil eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah.
“Milletçe yüreğimiz dağlandı”
Bu hizmet yolculuğu esnasında aramızdan ayrılanlara Yüce Allah’tan rahmet diliyor, kendilerini minnetle yad ediyorum. Malumunuz, 6 gün önce 12 vatan evladını, 12 kahramanı şehit verdik. Milletçe yüreğimiz dağlandı. Konuşmanın hemen başında bir kez daha Pençe-Kilit bölgesindeki arama faaliyetleri sırasında metan gazına maruz kalarak şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize sabr-ı cemil diliyorum. Onlar Rabbimizin indinde nübüvvetten sonra en büyük paye olan şehitlik makamıyla şereflendiler. Ebedi dirilik müjdesine inşallah nail oldular. Hepsinden Allah razı olsun. Mevla rahmetiyle onları kuşatsın. Mekanları inşallah cennet olsun.
“Boşnak kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz”
Bütün bunlarla beraber dün, bildiğiniz gibi son dönem insanlık tarihinin en utanç verici hadiselerinden biri olan Srebrenitsa soykırımının 30. yıl dönümüydü. Boşnak kardeşlerimizin 30 yıl önce yaşadığı o tarifsiz acıyı, milletçe dün olduğu gibi bugün de paylaşıyor, yüreğimizde hissediyoruz. Ortaya çıkarılan her toplu mezar, ebedi istirahatgahına uğurladığımız her şehit, 30 yıl öncesinin şehitleri olarak o kara günleri bizlere tekrar hatırlatıyor. Türkiye olarak bir daha benzer acıların yaşanmaması için her şart altında, ihtiyaç duydukları her anda Bosna-Hersek’in ve Boşnak kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Vefatından önce merhum Aliya’ya verdiğimiz söze bugüne kadar sadık kaldık. İnşallah bundan sonra da emanetine halel getirmeyeceğiz. Ziyaret ettiğimde bu topraklar size emanet demişti. Burası Evlad-ı Fatihan demişti. Evlad-ı Fatihan olarak bu insanlara siz sahip çıkacaksınız demişti. Ve biz o gün, bugün bu görevimizi yerine getiriyoruz.



